KİRA SÖZLEŞMESİYLE AYNI GÜN İMZALANIRSA NE OLUR?
İlk kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınan tahliye taahhütnamesi, taşınmaz henüz kiracıya teslim edilmemişse geçersizlik iddiasıyla karşılaşabilir. Yargıtay uygulamasında da ilk sözleşmeyle aynı gün alınan taahhütlerin, teslim sonrasında verilme şartını karşılamadığı durumlarda geçerli kabul edilmediği kararlar bulunuyor.
Ancak “aynı tarih varsa belge her durumda geçersizdir” şeklinde kesin bir sonuç çıkarılması da doğru değil. Örneğin mevcut kiracıyla kira ilişkisi devam ederken yenilenen sözleşmeyle birlikte yeni bir tahliye taahhüdü verilmiş olabilir. Kiracı taşınmazı daha önce teslim aldığı için bu durumda somut olay ayrıca değerlendiriliyor.
Mahkemeler yalnızca belgelerdeki tarihlere değil, kira ilişkisinin fiilen ne zaman başladığına ve taşınmazın ne zaman teslim edildiğine de bakıyor.

BOŞ TAAHHÜTNAME İMZALANDIYSA OTOMATİK OLARAK GEÇERSİZ Mİ?
Uygulamadaki en önemli tartışmalardan biri de düzenleme veya tahliye tarihi boş bırakılan belgelerden kaynaklanıyor.
Kiracının yalnızca imza atarak verdiği bir taahhütnamedeki tarihlerin daha sonra doldurulması, belgeyi her olayda kendiliğinden geçersiz hâle getirmiyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun değerlendirmelerinde, boşlukların tarafların anlaşmasına aykırı biçimde doldurulduğunu ileri süren kiracının bu iddiasını ispatlaması gerektiği kabul edilebiliyor.
Buna karşılık kiracı, belgenin kira sözleşmesiyle aynı gün alındığını veya tarihlerin anlaşmaya aykırı olarak sonradan eklendiğini ileri sürerse uyuşmazlığın ayrıntılı bir yargılama içinde incelenmesi gerekebilir. İmzanın kabul edilmesi, belgedeki bütün tarih ve içeriklerin de kabul edildiği anlamına her durumda gelmeyebilir.
Düzenleme tarihi, tahliye tarihi ve adres bölümleri boş bırakılarak belge imzalanması hem kiracı hem de kiraya veren açısından ciddi ispat sorunu doğuruyor.
GEÇERLİ BİR TAAHHÜTNAMEDE NELER OLMALI?
Tahliye taahhütnamesinin açık ve yoruma kapalı hazırlanması gerekiyor.
|
Belgede bulunması gereken bilgi |
Açıklama |
|
Kiracının adı ve soyadı |
Taahhüdü veren kişiyi belirler |
|
Kiralananın açık adresi |
Hangi taşınmazın boşaltılacağını gösterir |
|
Düzenlenme tarihi |
Belgenin teslimden sonra verilip verilmediğini gösterir |
|
Kesin tahliye tarihi |
Belirsiz ifadeler yerine gün, ay ve yıl bulunmalıdır |
|
Kiracının imzası |
Yazılı irade açıklamasını ortaya koyar |
|
Birden fazla kiracı varsa imzalar |
Kira sözleşmesindeki bütün kiracılar yönünden önem taşır |
“Uygun bir zamanda”, “ev bulununca” veya “kiraya veren istediğinde” gibi belirsiz ifadeler, kesin bir tahliye günü göstermediği için uyuşmazlık yaratabilir.
Noterde hazırlanması zorunlu değil. Adi yazılı belge de kullanılabiliyor. Ancak noter düzenlemesi, özellikle imza ve düzenlenme tarihi konusundaki tartışmaları azaltabilir.

KİRACI BELİRTİLEN TARİHTE ÇIKMAZSA NE OLUR?
Kiracı, taahhütnamede belirtilen tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya verenin sınırsız süresi bulunmuyor.
Kiraya veren, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icra takibi başlatmalı veya tahliye davası açmalı. Bir aylık sürenin geçirilmesi, ilgili taahhütnameye dayanılarak tahliye talep edilmesini engelleyebilir.
Tahliye davası yoluna gidilecekse kira uyuşmazlıklarında önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekiyor. İlamsız icra yoluyla yürütülen tahliye işlemleri ise bu zorunluluğun dışında tutuluyor.
“BASKI ALTINDA İMZALADIM” DEMEK YETERLİ Mİ?
Kiracının belgeyi konutu kiralayabilmek için zorunlu olarak imzaladığını belirtmesi, tek başına taahhütnamenin otomatik şekilde iptal edilmesini sağlamıyor.
İrade sakatlığı, baskı, tarih değişikliği veya imza inkârı gibi iddiaların delillerle desteklenmesi gerekiyor. Mesajlaşmalar, tanık anlatımları, anahtar teslim belgesi, banka kayıtları ve sözleşme tarihleri değerlendirmede etkili olabiliyor.
Benzer şekilde kiraya verenin de yalnızca imzalı bir belgeye güvenmemesi; taahhüdün taşınmaz teslim edildikten sonra alındığını ve tahliye tarihinin tarafların iradesiyle belirlendiğini gösterecek kayıtları saklaması önem taşıyor.

TAAHHÜTNAME TEK BAŞINA EVDEN ÇIKARMAZ
Geçerli bir tahliye taahhütnamesi bulunması, kiraya verene önemli bir hukuki imkân sağlıyor. Ancak belge, ev sahibinin kiracıyı kendi imkânlarıyla evden çıkarabileceği anlamına gelmiyor.
Kilidin değiştirilmesi, elektrik ve suyun kapatılması veya kiracının eşyalarının dışarı çıkarılması hukuka uygun tahliye yöntemi değil. Kiracı çıkmazsa icra veya mahkeme sürecinin işletilmesi gerekiyor.
Sonucu belirleyen temel nokta ise belgenin yalnızca imzalanmış olması değil; teslimden sonra, açık bir tahliye tarihiyle ve ispatlanabilir koşullarda düzenlenmiş olması.




