Finans Analisti İslam Memiş, küresel ekonomide yeni bir döneme girildiğini belirterek yatırımcıların eski alışkanlıklarla hareket etmemesi gerektiğini söyledi. Memiş, 2026 itibarıyla 2030 yılına kadar finansal piyasalarda “paradan para kazanma” döneminin sona erdiğini ifade etti.
Memiş’in açıklamaları, yatırım tercihlerini doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü yüksek enflasyon, dijital para tartışmaları, savaş riski, piyasalardaki dalgalanma ve güven sorunu; yatırımcıların yeniden reel varlıklara, gayrimenkule, arsaya, tarlaya ve üretime dayalı alanlara yönelip yönelmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor.
“YENİ BİR DÜNYA SİSTEMİ KURULUYOR”
Finans Analisti İslam Memiş, son 5 yıldır yeni bir ekonomik sistemin kurulduğunu anlattığını belirterek, birçok kişinin bu değişimi kabul etmekte zorlandığını söyledi.
Memiş, “Yeni bir dünya sistemi kuruluyor. O yüzden bu sisteme ayak uydurmak zorundasınız. 2026 yılı itibarıyla 2030 yılına kadar finansal piyasalarda paradan para kazanma devri bitmiştir. Yeni normal bu. Bu normale alışın artık” dedi.
Memiş’e göre bundan sonraki dönemde yatırımcıların sadece kısa vadeli fiyat hareketlerine, al-sat kazancına veya finansal piyasalardaki dalgalanmalara güvenerek hareket etmesi daha riskli hale gelecek.

GAYRİMENKULDE REEL VARLIK DÖNEMİ ÖNE ÇIKIYOR
İslam Memiş’in değerlendirmesi, gayrimenkul piyasası açısından da önemli mesajlar içeriyor. Çünkü konut, arsa, tarla ve ticari gayrimenkul gibi reel varlıklar, uzun süredir Türkiye’de enflasyona karşı korunma aracı olarak görülüyor.
Finansal piyasalarda hızlı kazanç beklentisinin zayıfladığı bir dönemde, yatırımcıların daha somut, kullanım değeri olan ve uzun vadeli getiri sağlayabilecek varlıklara yönelmesi beklenebilir.
Bu noktada özellikle arsa ve tarla yatırımı, yalnızca fiyat artışı beklentisiyle değil; üretim, kullanım, kira, imar potansiyeli ve bölgesel gelişim üzerinden değerlendirilmesi gereken bir alan haline geliyor.
KONUTTA SADECE FİYAT ARTIŞINA GÜVENMEK YETMEZ
Yeni dönemde gayrimenkul yatırımında en önemli başlıklardan biri doğru fiyat olacak. Çünkü her konut, her arsa veya her tarla aynı potansiyele sahip değil.
Bir konutun değerli olması için yalnızca “fiyatı artar” beklentisi yeterli değil. Lokasyon, kira getirisi, deprem güvenliği, bina yaşı, ulaşım, tapu durumu, krediye uygunluk ve bölgedeki gerçek satış fiyatları birlikte incelenmeli.
Arsa ve tarla tarafında ise imar durumu, yola cephe, hisseli tapu riski, altyapı bağlantısı, tarımsal kullanım imkanı ve bölgedeki plan değişiklikleri yatırım kararında belirleyici hale geliyor.
ARSA VE TARLA YATIRIMINDA ÜRETİM BAŞLIĞI GÜÇLENEBİLİR
İslam Memiş’in “yeni sisteme uyum” vurgusu, gayrimenkulde yalnızca alıp bekleme döneminin de sorgulanmasına neden oluyor.
Özellikle tarla, bağ, bahçe ve kırsal alan yatırımlarında üretim potansiyeli daha fazla önem kazanabilir. Su kaynağı, toprak yapısı, ulaşım, tarımsal destekler ve bölgesel talep; sadece metrekare fiyatından daha önemli hale gelebilir.
Bu nedenle yatırımcıların “ucuz arsa” veya “kupon tarla” söylemleriyle hareket etmek yerine, taşınmazın gerçek kullanım ve gelir üretme kapasitesine bakması gerekiyor.

DİJİTAL PARA SÜRECİ YATIRIM ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİREBİLİR
Memiş, açıklamasında dijital paralara geçiş sürecine de dikkat çekti. Savaş, petrol fiyatları, enflasyon ve finansal sistemdeki dönüşümün yatırımcı davranışlarını değiştirdiğini belirten Memiş, yeni dönemin sancılı olabileceğini ifade etti.
Bu değerlendirme, gayrimenkul yatırımcısı için de önemli. Çünkü para sistemindeki değişim, krediye erişimi, ödeme alışkanlıklarını, tapu işlemlerini, gayrimenkul alım satımındaki finansman modellerini ve yatırım tercihlerini doğrudan etkileyebilir.
Özellikle yüksek faiz ve düşük alım gücü dönemlerinde, gayrimenkulde nakit alıcıların pazarlık gücü artarken, krediyle alım yapmak isteyenler için maliyet hesabı daha kritik hale geliyor.
GAYRİMENKULDE HIZLI KAZANÇ DEĞİL, SAĞLAM PLAN DÖNEMİ
Finans Analisti İslam Memiş’in “paradan para kazanma devri bitti” çıkışı, gayrimenkul yatırımcısı için de yeni bir uyarı niteliği taşıyor.
Yeni dönemde konut, arsa, tarla ve ticari gayrimenkul yatırımlarında hızlı kazanç beklentisinden çok; güvenli tapu, doğru lokasyon, gerçekçi fiyat, üretim potansiyeli ve uzun vadeli plan öne çıkacak.
Gayrimenkulde kazancı belirleyen temel unsur, yalnızca piyasanın yükselmesi olmayacak. Doğru taşınmazı, doğru zamanda, doğru maliyetle almak yeni dönemin en kritik yatırım kuralı haline gelecek.




