Apartmanda küçük bir komşuluk tartışması olarak başlayan davranışlar, ısrarla devam ettiğinde ceza ve hukuk davalarına kadar uzanabiliyor. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin değerlendirdiği olayda, alt kattaki komşusunun balkonuna halı silkeleyen ve çöp atan kişiye verilen 3 aylık hapis cezası onandı.
Ancak karar, balkondan bir kez halı silkeleyen herkesin otomatik olarak hapis cezası alacağı anlamına gelmiyor. Somut olayda davranışların uyarılara rağmen tekrarlanması ve komşuyu rahatsız etme amacıyla sürdürülmesi belirleyici oldu.
ISRARLI DAVRANIŞ 3 AY HAPİS CEZASIYLA SONUÇLANDI
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin incelediği uyuşmazlıkta, komşunun balkonuna halı silkeleme ve çöp atma davranışlarının uyarılara rağmen devam ettirilmesi cezai sorumluluk doğurdu. Yerel mahkeme tarafından “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçundan verilen 3 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından hukuka uygun bulundu.
HER HALI SİLKELEME CEZA ANLAMINA GELMİYOR
Türk Ceza Kanunu’nun 123’üncü maddesinde kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu düzenleniyor. Suçun oluşabilmesi için sırf bir kişinin huzurunu bozma amacıyla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya başka bir hukuka aykırı davranışın ısrarla gerçekleştirilmesi gerekiyor. Suç, mağdurun şikâyetine bağlı bulunuyor.
Tek seferlik, yanlışlıkla gerçekleşen veya komşuyu rahatsız etme amacı taşımayan her olay doğrudan aynı suç kapsamında değerlendirilmiyor. Davranışın sıklığı, verilen uyarılar, tanık anlatımları ve eylemin amacı somut olayda ayrıca inceleniyor.
|
Davranış |
Muhtemel hukuki sonuç |
|
Uyarıya rağmen sürekli halı silkeleme ve çöp atma |
Şartları oluşursa ceza soruşturması |
|
Kapı önüne ayakkabılık veya dolap yerleştirme |
Ortak alanın boşaltılmasının istenmesi |
|
Alt kata su veya kir akıtma |
Zararın giderilmesi ve tazminat talebi |
|
Yoğun duman ve koku oluşturma |
Yönetim planı ve komşuluk hükümleri kapsamında müdahale |
|
Ortak alan ihlalini sürdürme |
Sulh hukuk mahkemesinden hâkim müdahalesi talebi |
KAPI ÖNÜ DAİRE SAHİBİNİN ÖZEL ALANI DEĞİL
Apartman girişleri, sahanlıklar, merdivenler ve koridorlar Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ortak yerler arasında bulunuyor. Kat malikleri ortak alanlardan yararlanabilse de bu bölümleri diğer sakinlerin kullanımını engelleyecek şekilde kişisel eşya alanına dönüştüremiyor.
Daire kapısının önüne ayakkabılık, dolap, bisiklet, çocuk arabası veya geçişi daraltan başka eşyaların yerleştirilmesi yönetim planına ve ortak kullanım hakkına aykırılık oluşturabilir.
Yönetim veya kat malikleri önce eşyanın kaldırılmasını isteyebilir. Sorun çözülemezse taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurularak hâkimin müdahalesi talep edilebilir. Hâkim, ihlalin sona erdirilmesi için belirli bir süre verebilir.
KAPI ÖNÜNE EŞYA BIRAKAN KİRACI HEMEN TAHLİYE EDİLEBİLİR Mİ?
Kapı önüne ayakkabı veya eşya bırakılması tek başına kiracının doğrudan tahliye edileceği anlamına gelmiyor.
Kat Mülkiyeti Kanunu’ndaki komşuları rahatsız etmeme ve yönetim planına uyma yükümlülükleri kiracılar için de geçerli. Kiracı veya daireyi kullanan kişi bu yükümlülüklere aykırı davranırsa hem kendisi hem de koşullara göre kat maliki sorumlu tutulabilir.
Kiracının tahliyesi için ayrıca kira hukukundaki şartların oluşması ve gerekli ihtar veya dava sürecinin işletilmesi gerekir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25’inci maddesi ise doğrudan kiracının tahliyesini değil, çok ağır ve sürekli ihlallerde kat malikinin mülkiyet hakkının diğer maliklere devredilmesinin istenmesini düzenliyor.
Bu yaptırım ancak diğer kat maliklerinin haklarının çekilmez hâle gelecek derecede ihlal edilmesi ve kanunda belirtilen ağır koşulların oluşması durumunda gündeme gelebiliyor. Dolayısıyla her ortak alan ihlalinin doğrudan evin devrine veya kiracının tahliyesine yol açacağı söylenemez.
BALKONDA MANGAL VE HALI YIKAMA KONUSUNDA TEK BİR CEZA YOK
Balkonda mangal yapılmasını veya halı yıkanmasını her durumda otomatik olarak cezalandıran tek ve genel bir hüküm bulunmuyor. Sonuç; apartmanın yönetim planına, belediyenin yerel düzenlemelerine, yangın tehlikesine ve komşulara verilen rahatsızlık ya da zarara göre değişiyor.
Halı yıkama sırasında alt kata su akıtılması, cepheye zarar verilmesi veya komşunun eşyalarının kirletilmesi hâlinde zararın giderilmesi talep edilebilir. Mangal dumanının sürekli olarak diğer dairelere yönelmesi ya da yangın riski oluşturması durumunda da yönetim planı ve komşuluk hukukuna dayanılarak müdahale istenebilir.
ŞİKÂYETTEN ÖNCE DELİL TOPLANMASI GEREKİYOR
Benzer bir sorun yaşayan apartman sakinlerinin öncelikle yönetimi yazılı olarak bilgilendirmesi ve davranışın sona erdirilmesini istemesi gerekiyor. İhlal sürüyorsa tarih bilgisi bulunan fotoğraf ve görüntüler, mesajlar, yönetim yazıları ve tanık anlatımları hukuki süreçte önem taşıyabiliyor.
Ceza oluşturan bir davranış söz konusuysa savcılığa veya kolluk birimlerine, ortak alan uyuşmazlıklarında ise şartlarına göre sulh hukuk mahkemesine başvurulabiliyor. Yargıtay’ın halı silkeleme kararında olduğu gibi sonucu belirleyen yalnızca yapılan davranış değil; davranışın ısrarla sürdürülmesi ve komşunun huzurunu bozma amacı oluyor.