ULUSLARARASI GAYRİMENKUL PAZARINDA DARALMA
Türkiye’de yabancı yatırımcılara yönelik konut satışlarında yaşanan gerileme, sektörün ana gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. GİGDER Başkanı Bayram Tekçe, küresel rekabette Türkiye’nin yeniden avantaj kazanması için yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Tekçe’ye göre yabancı sermayenin azalmasında en önemli etkenler; yükselen konut fiyatları, bürokratik süreçler ve ikamet izinlerinde yaşanan zorluklar.

YATIRIM GERİ DÖNÜŞ SÜRESİ 30 YILI AŞTI
Sektör verilerine göre yabancı yatırımcıların önemli bir kısmı gayrimenkulü yatırım amaçlı tercih ediyor. Ancak artan fiyatlar nedeniyle Türkiye’de amortisman süresinin 30 yılın üzerine çıkması rekabet gücünü zayıflatıyor.
Karşılaştırmalara göre İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde bu süre 12–15 yıl seviyelerinde bulunuyor. Ayrıca yatırımcıların büyük bölümü vatandaşlık yerine oturum hakkı sunan “Altın Vize” sistemlerini tercih ediyor.
KÜRESEL REKABETTE TÜRKİYE’NİN KONUMU
Türkiye’nin yıllık 20 milyar dolarlık gayrimenkul ihracatı potansiyeli bulunduğu ifade edilirken, vatandaşlık odaklı satış modelinden hizmet ihracatı yaklaşımına geçilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Uluslararası yatırımcıların yönü, jeopolitik riskler nedeniyle Dubai gibi pazarlardan alternatif bölgelere kayma eğilimi gösteriyor.
SEKTÖR İÇİN ÖNE ÇIKAN ADIMLAR
Öne çıkan öneriler arasında gayrimenkulün hizmet ihracatı kapsamına alınması, süreçlerin tek merkezden yürütülmesi ve aracı kurumlara yönelik sertifikasyon sistemi yer alıyor.
ARSA VE PROJE DENGESİNDE YENİ YÖNELİM
Yabancı talebindeki azalma, özellikle lüks konut üretiminde yavaşlamaya neden olurken müteahhitlerin çeper bölgelerdeki arsalara yönelmesine yol açıyor. Bu durum merkezde fiyatları dengelerken, çevre ilçelerde değer artışını hızlandırıyor.
GÜVENLİ LİMAN ALGİSİNİ BELİRLEYEN FAKTÖRLER
Türkiye’nin “güvenli liman” olarak öne çıkabilmesi üç temel unsura bağlı:
Hukuki süreçlerde öngörülebilirlik
Ekonomik ve kur istikrarı
Bürokratik işlemlerde hız ve şeffaflık
Bu alanlardaki iyileşmeler, ülkenin uluslararası yatırım çekim gücünü doğrudan artırabilir.




