KONUT PİYASASINDA TALEP YAPISI DEĞİŞİYOR
Türkiye’de konut piyasasında son aylarda dikkat çeken en önemli değişim, talebin birinci el konutlara yönelmesi oldu. İkinci el satışlar büyük ölçüde yatay seyrederken, yeni projelere olan ilgi artıyor.
Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş, bu değişimi sadece bir satış artışı olarak değil, tüketici davranışında yapısal bir dönüşüm olarak değerlendiriyor.
İPOTEKLİ SATIŞLARDA GÜÇLÜ ARTIŞ
Nisan 2026 verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları 126 bin 808 seviyesinde gerçekleşti. En dikkat çekici veri ise ipotekli satışlardaki artış oldu.
Kredili konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %40,5 artarak 25 bin 771’e yükseldi.
Editör notu: Yüksek faiz ortamına rağmen gelen bu artış, piyasanın tamamen faiz odaklı hareket etmediğini, alım kararlarında beklenti ve fiyat algısının daha baskın hale geldiğini gösteriyor.
BİRİNCİ EL KONUTLAR ÖNE ÇIKIYOR
Verilere göre birinci el konut satışları %9,6 artarak 40 bin 306’ya yükseldi. İkinci el satışlar ise daha sınırlı bir hareketle 86 bin 502 seviyesinde kaldı.
Bu tablo, alıcıların daha çok:
Yeni projelere
Deprem yönetmeliğine uygun yapılara
Kampanyalı ödeme modellerine
yöneldiğini ortaya koyuyor.
“BEKLE-GÖR DÖNEMİ ZAYIFLIYOR”
Ramazan Taş’a göre konut alıcısı artık piyasada bekleme davranışından uzaklaşıyor.
Artan kira fiyatları ve inşaat maliyetleri, satın alma kararlarını hızlandıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Taş, mevcut tabloyu şöyle yorumluyor: Tüketici artık sadece faiz oranına bakmıyor; uygun lokasyon ve güvenilir proje bulduğunda karar sürecini öne çekiyor.
EDİTÖR ANALİZİ: PİYASADA “ZAMANLAMA” DAVRANIŞI ÖN PLANA ÇIKIYOR
Sektördeki mevcut veri, konut alıcısının artık “daha ucuz olacak” beklentisiyle beklemediğini gösteriyor. Bunun yerine doğru lokasyon ve doğru proje bulunduğunda hızlı hareket etme eğilimi öne çıkıyor.
Bu durum özellikle birinci el projelerde fiyatlama gücünü artıran bir etki yaratıyor.
FAİZ BEKLENTİSİ PİYASAYI ŞEKİLLENDİRİYOR
Önümüzdeki dönemde faizlerde olası bir gevşeme beklentisi, ertelenmiş konut talebinin yeniden piyasaya dönmesini sağlayabilir. Böyle bir hareketlilik, özellikle arzı sınırlı kalan yeni konut projelerinde fiyat beklentilerini etkileyebilir.
SONUÇ: KONUTTA TALEP CANLI AMA SEÇİCİ
Türkiye konut piyasasında talep güçlü kalmaya devam ederken, alıcı davranışında belirgin bir seçicilik oluşmuş durumda. Birinci el projeler öne çıkarken, kredili satışlar da piyasanın canlılığını destekliyor.
Genel tablo, konut piyasasının daralmaktan ziyade yön değiştirdiğini gösteriyor.




