Kiralık konut piyasasında tahliye dönemi yaklaşırken, "boya-badana" masrafları ev sahibi ve kiracı arasında en büyük gerginlik sebebi olmaya devam ediyor. Birçok ev sahibi, doğal yıpranmaları gerekçe göstererek depozitoyu iade etmemeye çalışırken; hukuk "olağan kullanım" sınırlarını net bir şekilde çiziyor. İşte anahtar tesliminde hak kaybı yaşamamanız için bilmeniz gerekenler.
ESKİME MI, HASAR MI? HUKUK NE DİYOR?
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir konutun zaman içinde doğal olarak yıpranması "hasar" kategorisine girmez.
Olağan Kullanım: Gün ışığından solan boya, mobilya arkasında kalan izler ve zamanla oluşan doğal kirlenmeler "olağan kullanım" sonucudur.
Kiracının Sorumluluğu: Kiracı, evi teslim aldığı gibi değil; kullanımdan kaynaklı doğal eskime payıyla teslim etme hakkına sahiptir. Bu masrafları karşılamak zorunda değildir.
DEPOZİTO "YENİLEME FONU" DEĞİLDİR
Ev sahiplerinin sıkça başvurduğu "Evi yeni kiracıya hazırlatmak için depozitoyu kullanma" yöntemi hukuka aykırıdır.
Depozito sadece; kiracının verdiği gerçek, somut ve belgelenebilir hasarların (kırık kapı, parçalanmış parke, kalıcı duvar tahribatı vb.) güvencesidir. Ev sahibi, evi bir sonraki kiracıya "sıfırlamak" için eski kiracının parasını kullanamaz.
SÖZLEŞMEDEKİ "BOYALI VERİLİR" MADDESİ
Kira sözleşmesine yazılan "Boyalı alındı, boyalı teslim edilecektir" maddesi, çoğu zaman kiracıyı "sıfır daire" teslim etmeye zorlamaz.
Eğer duvarda kasti bir zarar (çocukların çizmesi, büyük delikler vb.) yoksa, sadece yılların geçmesi nedeniyle boya masrafı kiracıya yüklenemez. Borçlar Kanunu’na göre kiracı, sözleşmeye aykırı bir kullanım olmadığı sürece eskimelerden sorumlu tutulamaz.

HIZLI BAKIŞ: TAHLİYE SÜRECİNDE 3 KRİTİK BİLGİ
Boya Borcu: Kasti bir zarar yoksa, boya masrafı ev sahibine aittir.
İspat Yükü: Ev sahibi "hasar var" diyorsa, bunu teslim tutanağı veya fotoğraflarla kanıtlamak zorundadır.
Doğal Eskime: Evi 5 yıl kullanan birinden, boyanın ilk günkü gibi olması beklenemez.





