EMLAK

Avrupa’ya Girişte Yeni Dönem: 2026 Belirsizliği Yatırımcıyı Alternatif Arayışına İtiyor

Bu gelişme, özellikle yeşil pasaport sahipleri dahil olmak üzere, Avrupa ile iş, eğitim ve yaşam planı bulunan kişilerin seyahat süreçlerini daha stratejik şekilde ele almasını gerektiriyor.

2026 yılında devreye alınması planlanan ETIAS (Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi), Avrupa’ya giriş süreçlerinde yeni bir dönemin kapısını aralamaya hazırlanıyor. Vizesiz seyahat edebilen yolcular için seyahat öncesi dijital onay zorunluluğu getirecek sistem, Avrupa’ya erişimde bugüne kadar geçerli olan “rahat giriş” algısını önemli ölçüde değiştiriyor.

Schengen Vizesinde Reddin Boyutu Dikkat Çekiyor

Avrupa Birliği verilerine göre, 2024 yılında Türkiye’den Schengen ülkelerine yapılan vize başvuruları 1 milyonun üzerine çıktı. Bu başvuruların yaklaşık 160 bini reddedildi. 2025 yılına ilişkin resmi istatistikler henüz açıklanmasa da, artan randevu talepleri ve konsolosluk yoğunluğu, başvuru baskısının devam ettiğine işaret ediyor.

Bu tablo, Avrupa’ya erişimde kısa süreli vizelere dayalı hareket etmenin giderek daha riskli ve öngörülemez hale geldiğini gösteriyor.


“Belirsizlik, Alternatif Modelleri Güçlendiriyor”

Süreci değerlendiren Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, yeşil pasaport uygulamalarında ani ve sert bir değişiklik beklemediklerini ancak kademeli bir sıkılaşma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Narazan’a göre;

  • Kuralların daha dar yorumlanması,

  • Muafiyet kapsamlarının sınırlanması,

  • Giriş kontrollerinin uzaması

gibi uygulamalar orta vadede daha sık gündeme gelebilir. Resmi bir karar olmasa da belirsizlik ortamı, yatırımcıları daha kalıcı ve sürdürülebilir çözümlere yöneltiyor.


ETIAS Bir Vize Değil Ama Güçlü Bir Sinyal

ETIAS, teknik olarak bir vize uygulaması olmasa da, Avrupa’ya girişin artık önceden onaylanmış, dijital ve izlenebilir süreçlere bağlanacağını ortaya koyuyor. Bu durum, Avrupa’da uzun süreli bulunmayı planlayanlar için yalnızca vizeyle hareket etmenin yeterli olmayabileceğini gösteriyor.

Uzmanlara göre bu nedenle, Avrupa planı olan bireylerin oturum ve yatırım temelli modelleri daha erken aşamada değerlendirmesi önem kazanıyor.


Golden Visa Programlarına İlgi Artıyor

Artan vize reddi ve belirsizlik ortamı, Avrupa’da Golden Visa olarak bilinen yatırım yoluyla oturum programlarını yeniden gündeme taşıdı.
Fon yatırımı veya gayrimenkul alımı yoluyla oturum hakkı sağlayan bu programlar;

  • Aile bireylerini kapsaması

  • Uzun vadeli ikamet hakkı sunması

  • Schengen bölgesinde serbest dolaşım avantajı

nedeniyle yatırımcılar açısından daha öngörülebilir bir model olarak öne çıkıyor.


Ülkeye Göre Değişen Yatırım Tutarları

Avrupa’daki yatırım yoluyla oturum programlarında bütçeler ülkeye ve bölgeye göre farklılık gösteriyor:

  • Yunanistan: Bölgeye göre 250 bin – 800 bin euro

  • Portekiz: Fon yatırımıyla 500 bin euro

  • Karayip ülkeleri: Serbest dolaşım sağlayan pasaport programları 200 bin dolar seviyesinden başlıyor

Bu çeşitlilik, yatırımcılara bütçe ve hedeflerine göre alternatif senaryolar oluşturma imkânı sunuyor.


2026, Stratejik Karar Yılı Olabilir

Avrupa’ya giriş süreçlerinde 2026 itibarıyla başlayacak yeni dönem; vizeye dayalı kısa vadeli çözümler yerine oturum ve yatırım temelli modellerin daha fazla konuşulmasına neden oluyor. Uzmanlara göre, artan belirsizlik ortamı, yatırım yoluyla oturum programlarını önümüzdeki yıllarda daha da öne çıkaracak.