Elazığ’da artan kira bedelleri, yükselen inşaat maliyetleri ve dar gelirli vatandaşlara yönelik sınırlı konut üretimi, barınma sorununu yeniden kentin en sıcak maddesi haline getirdi. Çok sayıda aile uygun fiyatlı kiralık ev bulmakta bile zorlanırken, Elazığ Belediyesi’nin yüksek gelir grubuna hitap eden devasa konut yatırımları kamuoyunda soru işaretlerine yol açıyor.
Dar Gelirlinin Konut Hayali "Lüks"e mi Dönüştü?
Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte, Elazığ’da sabit gelirli bir vatandaşın ev sahibi olması her geçen gün daha da imkansızlaşıyor. Kiraların gelirin büyük kısmını yutması ve yeni konut fiyatlarının ulaşılmaz seviyelere çıkması, barınma krizini özellikle emekliler ve dar gelirli aileler için bir yaşam mücadelesine çevirmiş durumda.
Batı Prestij Tartışması: Sosyal Adalet Nerede?
Belediyenin konut politikalarında "sosyal konut" yerine "lüks proje" önceliği eleştirilerin odağında. Şahin Şerifoğulları yönetimindeki belediye tarafından 560 dönümlük alanda hayata geçirilen Batı Prestij Konutları, bu tartışmanın fitilini ateşledi.
- Milyonluk Villalar: Projede yer alan 3+1 daireler ve 5+1 dubleks villaların 8 ila 10 milyon TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğu ifade ediliyor.
- Öncelik Eleştirisi: Kentte hâlâ deprem sonrası güvenli ve uygun fiyatlı konuta ihtiyaç duyan binlerce kişi varken, lüks segmentteki projelere öncelik verilmesi kamu kaynaklarının kullanımı açısından sorgulanıyor.
Nasıl Bir Konut Politikası Bekleniyor?
Elazığ kamuoyu, barınma sorununun sadece "kentin modernleşmesi" vizyonuyla çözülemeyeceği görüşünde birleşiyor. Kentteki beklenti, yerel yönetimin lüks villa projeleri yerine; dar gelirliyi koruyan, kira baskısını azaltan ve erişilebilir ödeme modelleri sunan gerçek bir sosyal konut hamlesi başlatması yönünde. Elazığ’da konutun sadece bir yatırım aracı değil, temel bir hak olduğu vurgusuyla dengeli bir planlama yapılması gerektiği ifade ediliyor.